
Vanspor’un İlk Yarı Hikâyesi…

Sezonun belki de en anlamlı 90 dakikasını, ligin ilk yarısının son haftasında Van Atatürk Şehir Stadyumu’nda oynadık. Ligde kalma mücadelesi veren Hatayspor karşısında alınan 4-0’lık net galibiyet, yalnızca tabelaya yansıyan bir skor değil; aylar süren mücadelenin, sabrın ve yeniden ayağa kalkma iradesinin somut bir karşılığıydı.
Vanspor, 25 yıl aradan sonra döndüğü Trendyol 1. Lig’de ilk yarıyı böyle bir galibiyetle kapatarak devre arasına sadece moralli değil, aynı zamanda umutlu girdi.
Bu galibiyetle birlikte artık geriye dönüp bakmanın, yaşananları doğru okumak ve ikinci yarı için dersler çıkarmak zorundayız. Çünkü Vanspor’un ilk yarı hikâyesi; inişleriyle, çıkışlarıyla, kırılma anlarıyla ve yeniden ayağa kalkma çabasıyla başlı başına bir sezon özeti niteliği taşıyor.
İlk Yarıya Galibiyetle başladık, galibiyetle tamamladık.
2025-2026 Futbol sezonunun açılış maçına Bolu’da galibiyetle başladık. Van Atatürk Şehir Stadyumu’nda Hatayspor galibiyetiyle noktaladık.
Lige yeni çıkmış bir takım olmasına rağmen özellikle ilk 12 haftalık zorlu süreci 27 puanla iyi geçirdiğimizi söyleyebiliriz.
Özellikle bu süreçte zirve mücadelesi veren güçlü rakipler karşısında; Mücadele gücü yüksek,
oyun disiplininden kopmayan ve
savunma güvenliğini önceleyen bir Vanspor izledik.
Kalede Çağlar’ın istikrarlı performansı, hücum hattında ise Ivan Cedric’in kritik anlarda sahneye çıkan golleri, ilk 12 haftalık zorlu dilimde Vanspor’u ligde tutunmasını sağlayan temel yapı taşları oldu.
İki Farklı Vanspor
İlk yarının geneline baktığımızda ise net bir tablo ortaya çıkıyor:
Vanspor, bu 19 haftalık süreçte iki farklı kimlik sundu.
Sakaryaspor maçına kadar yoluna dolu dizgin devam eden Vanspor’un kırılma Anı: deplasmanda oynanan ve 9 kişiyle mücadele eden ligin zayıf ve ligde kalma mücadelesi veren Sarıyer’e karşı alınan ağır mağlubiyet oldu.
Sarıyer’e karşı alınan bu ağır mağlubiyet yalnızca üç puan kaybı olmadı; sürecin yönünü tamamen değiştirdi.
Bu maçla birlikte:
Oyun temposu düştü, organizasyon bozuldu, en önemlisi özgüven ciddi biçimde sarsıldı.
Ve tıpkı Sarıyer gibi ligde kalma mücadelesi veren Manisa karşılaşması ise bu düşüşün adeta fotoğrafıydı.
Yaşanan süreç yalnızca puan kayıplarını değil, teknik bir kırılmayı da beraberinde getirdi ve teknik direktör Hakan Kutlu ile yollar ayrıldı.
Teknik Değişim ve Yeni Bir Başlangıç Umudu
Ligin 17. haftasında göreve gelen teknik direktör Osman Zeki Korkmaz, Ümraniyespor mağlubiyetiyle Vanspor kariyerine başladı. Ancak bu maç, yeni bir teknik adam için sağlıklı bir ölçü değildi.
Asıl mesaj, ligin 18. haftasında İstanbul deplasmanında verildi.
Osman Zeki Korkmaz yönetimindeki Vanspor, İstanbulspor karşısında haftalar sonra kazanarak yalnızca üç puanı değil, kaybolan özgüveni de geri aldı.
Bu galibiyet;
Takımın mental olarak toparlanabileceğini ve oyuncuların yeniden ayağa kalktığını gösterdi.
19 Haftalık Tablo Ne Söylüyor?
İlk yarı Vanspor adına üç temel gerçeği net biçimde ortaya koydu:
-İstikrar sorunu
-Net ve sürdürülebilir bir oyun planı eksikliği
-Psikolojik kırılganlık
Bu başlıklar, ikinci yarı öncesi görmezden gelinmemesi gereken ciddi uyarılardır.
Devre Arası: Dinlenme Değil, Yeniden Yapılanma
Devre arası Vanspor için sadece bir nefes alma süreci değildir.
Bu dönem, yeniden yapılanma ve doğru kararlar alma fırsatıdır.
Bu süreçte mutlaka:
-Fiziksel eksikler giderilmeli.
-Oyun anlayışı netleştirilmeli.
-Ara transfer döneminde hata yapılmamalıdır.
Çünkü transfer, Vanspor için hayati bir eşiktir.
Yapılacak her yanlış hamle, ikinci yarı maratonunda ağır bedeller ödetebilir.
Tam da bu noktada;
Günü kurtaran, kısa vadeli çözümler yerine;
Dengeyi bozan değil, dengeyi tamamlayan ve takımı bir üst seviyeye taşıyan oyuncular tercih edilmelidir.
İkinci Yarı Daha Zor Olacak
Unutulmamalıdır ki ikinci yarı;
Daha sert, daha tempolu ve hata payı neredeyse sıfır olan bir maraton olacaktır.
Günü kurtaran galibiyetler, dönemsel çıkışlar ya da yalnızca belli anlara sıkışan iyi oyunlar bu lig için yeterli değildir.
İçeride ya da dışarıda, skor ne olursa olsun;
Vanspor’a yakışır mücadeleyi 90 dakikaya yayabilen bir takım kimliği olmalıdır.
Çünkü ligde kalıcı olmanın yolu;
Günübirlik başarılardan değil, devamlılıktan ve istikrardan geçer.
Kısaca söylemek gerekirse;
Vanspor’un ilk yarısı ne tam anlamıyla bir hayal kırıklığıdır ne de tatmin edicidir.
Ortada büyük bir emek, ciddi bir mücadele ve çıkarılması gereken çok net dersler vardır.
Ve bir kez daha hatırlatalım:
“Devre arasını kazanan, sezonu da kazanır.”
Vanspor için asıl sınav ikinci yarı başlıyor.
Bu vesileyle Vanspor camiasının, taraftarlarımızın ve Van halkının yeni yılını kutluyor; sağlık, mutluluk ve huzur dolu bir yıl diliyorum.
Kalın sağlıcakla.
Rıdvan Can
Star Van Haber – Spor’un Sesi


