
RUHUNU KAYBEDEN VANSPOR
Sakarya mağlubiyetiyle ilgili aslında en sonda söyleyeceğimizi en başta söyleyelim: Böyle bir futbol kabul edilemez, böyle bir sorumsuzluk Vanspor formasına yakışmaz. Futbolda mağlubiyet vardır; yenilmek dünyanın sonu değildir. Ancak mesele sadece kaybetmek değil. Asıl sorun, sahada ortaya konan kötü oyun ve ciddiyetsizliktir. Çünkü neresinden bakarsanız bakın, sahada gördüğümüz tablo kelimenin tam anlamıyla rezaletin de ötesindeydi. Açıkçası bu yazıya böyle bir giriş yapacağım hiç aklıma gelmezdi. Ancak Vanspor’un küme düşme hattındaki zayıf bir rakip karşısında ortaya koyduğu bu kötü performans, bu satırları yazmayı adeta zorunlu kıldı.

“Ruhunu Kaybeden Vanspor”
Açık konuşmak gerekirse Sakarya deplasmanından umutluydum.
Bu köşede daha önce de dile getirdiğim gibi zor bir deplasman olacağını biliyorduk.
Buna rağmen iyi bir futbol ortaya koyarak en kötü ihtimalle bir puanla dönebileceğimizi düşünüyordum.
Üstelik yaklaşan Ramazan Bayramı öncesinde Sakaryaspor karşısında alınacak bir galibiyetle adeta çifte bayram yaşama hayali kuruyorduk.
Bu umutla televizyon başına geçtik.
Maçın ilk dakikalarında Emir ile yakaladığımız önemli fırsat, Vanspor adına maçın belki de en kritik anlarından biriydi. Henüz 10. dakikada gelen bu gol pozisyonu değerlendirilebilseydi, karşılaşmanın seyri tamamen değişebilirdi.
Ne yazık ki o pozisyon, ilk 45 dakika boyunca yakaladığımız tek ciddi fırsat olarak kaldı.
Bu dakikadan sonra Vanspor sahada adeta kayboldu.
Lige tutunma mücadelesi veren Sakaryaspor ise oyunun kontrolünü tamamen ele aldı.
Maçın büyük bölümünde oyunu yönlendiren taraf ev sahibi ekip oldu, Vanspor ise çoğu zaman oyunu izlemekle yetindi.
Sakaryaspor üstünlüğünü gole çevirdi ve ilk yarı 1-0’lık skorla tamamlandı.
İlk devreyi, Vanspor’un bu sezon zaman zaman gördüğümüz etkisiz ve dağınık oyunuyla geride kapattık.
İkinci yarıda toparlanacağımızı, daha derli toplu ve Vanspor armasına yakışır bir mücadele ortaya koyacağımızı umut ettik. Ancak ne yazık ki sahadaki görüntü ilk yarıdan çok da farklı değildi.
62.dakikada gelen beraberlik golü kısa süreli bir umut yarattı.
Fakat kalan dakikalarda ne skoru koruyacak ciddiyet ne de oyunu kontrol altına alacak bir disiplin görebildik.
Beraberlik golünün ardından Oğulcan ve Cedric ile yakalanan önemli fırsatlar da değerlendirilmedi.
Gol yollarındaki bu beceriksizlik, sahadaki dağınık görüntüyle birleşince ortaya taraftarları hayal kırıklığına uğratan bir tablo çıktı.
Adana Demirspor karşısında ortaya konan kötü futbolun üzerine Sakaryaspor deplasmanındaki bu görüntü eklenince, bu haftaki köşe yazımın başlığını “Ruhunu Kaybeden Vanspor” koymayı uygun gördüm.
Çünkü Vanspor formasını taşımak sadece sahaya çıkmak değildir; o formayla birlikte mücadeleyi, karakteri ve aidiyeti de sahaya yansıtmak gerekir.
Sakarya maçı öncesinde bu köşeden önemli bir uyarıda bulunmuştuk:
“Rehavetin bedeli ağır olur.”
Adana Demirspor maçında yaşanan ciddiyet kaybının Sakarya deplasmanında da tekrarlanması halinde Vanspor’un zor bir tabloyla karşılaşabileceğini özellikle belirtmiştim. Yanılmayı çok isterdim. Fakat ne yazık ki yaşananlar bu uyarının ne kadar yerinde olduğunu gösterdi.
Pendik ve Erzurum karşılaşmalarındaki futbolu bir kenara bıraksak bile, Adana Demirspor ve Sakaryaspor maçlarında ortaya konan performans Vanspor’un hedefleriyle örtüşen bir görüntü değildi.
Futbolda mağlubiyetler olabilir. Bu sporun doğasında var.
Ancak sahaya mücadele koymamak, karakter ortaya koyamamak kabul edilmesi zor bir durumdur.
Bugün taraftarın tepkisi sadece alınan sonuca değil, sahada görülen isteksizliğe ve sorumluluk eksikliğine yöneliktir.
“Sahada Forma Vardı Ama Ruh Yoktu”
Sakarya maçını uzun uzun taktik analizlerle değerlendirmek mümkün. Ancak tabloyu özetlemek gerekirse bazı eksikler açık şekilde görülüyor:
Mücadele eksikliği
Organizasyon eksikliği
Oyun disiplini sorunu
Sorumluluk alan oyuncu sayısının azlığı ve en önemlisi, Vanspor’un yıllardır sahaya yansıttığı o mücadele ruhunun eksikliği.
Elbette her takım zaman zaman kötü dönemler yaşayabilir. Ancak Vanspor gibi köklü bir camianın takımı sahaya ruhsuz bir görüntüyle çıkmamalıdır.
Çünkü Vanspor forması sıradan bir forma değildir. O forma mücadele ister, sorumluluk ister, karakter ister.
Bu sorumluluğun farkında olan herkes sahaya çıktığında bunun bilinciyle hareket etmelidir.
Taraftarın Tepkisi Neden Haklı?
Bugün tribünlerden ve ekran başındaki taraftarlardan yükselen tepkinin nedeni sadece alınan sonuç değildir.
Bu şehir çok zor dönemler gördü.
Takım küme düştü, ekonomik sıkıntılar yaşandı.
2011 yılında yaşanan yıkıcı depremler sonrası Vanspor uzun süre kendi şehrinden uzakta maçlarını oynamak zorunda kaldı.
Taraftarından ayrı kaldı, adeta göçebe bir takım gibi mücadele etti.
Ama o dönemlerde bile Vanspor sahaya ruhunu koyan bir takım olmayı başardı.
İşte bu yüzden bugün taraftarın beklentisi çok net:
Formayı taşımak yetmez.
O formanın ruhunu da taşımak gerekir.
Rıdvan Can
Star Van Haber – Spor’un Sesi



