Yarın İstanbul’da, Vanspor adına belki de sezonun en kritik maçına çıkacağız. Temsilcimiz, ligdeki konumu ve geleceği açısından büyük önem taşıyan Pendikspor karşısında zorlu bir 90 dakika mücadelesi verecek.
Pendikspor maçı öncesinde bu köşeden İstanbul’da yaşayan tüm Vanlı hemşehrilerimize açık bir çağrıda bulunuyorum: Temsilcimizi bu zorlu virajda yalnız bırakmayalım! Tribünleri doldurarak 90 dakika boyunca takımımızın itici gücü ve 12. adamı olalım.
Aslında bu çağrı, yalnızca yarınki maçla sınırlı değildir; genel anlamda tüm Van’ın ortak sevdasına sahip çıkması için bir kenetlenme davetidir. Bu vesileyle temsilcimiz Vanspor’a Pendikspor karşısında yürekten başarılar diliyorum.
Vanspor’a gönül vermiş, futbol geçmişi olan ve yıllardır bu armanın iyi gününde de kötü gününde de yanında durmuş bir gazeteci olarak bugün bir kez daha sesleniyorum: Vanspor’a sahip çıkmanın, bu şehrin ortak değerini korumanın ve sorumluluk almanın tam zamanıdır!
Evet; yeri geldi eleştirdik, yeri geldi sevindik ya da üzüldük… Gayemiz hep Vanspor’un hak ettiği yerlere gelmesiydi. Mesleğimizin gerektirdiği sorumlulukla yanlışları dile getirdik, eksikleri yazdık. Zira eleştirilerimiz de beklentilerimiz de bu armaya olan sarsılmaz bağlılığımızdan kaynaklandı.
Ancak bugün önceliğimiz nettir: Bugün eleştiri değil, kenetlenme günüdür!
İyi günde herkes Vansporludur; galibiyetleri kutlamak, başarıyla gururlanmak kolaydır. Asıl mesele; işler yolunda gitmediğinde, sonuçlar beklentilerin altında kaldığında ve takımın desteğe en çok ihtiyaç duyduğu anlarda nerede durduğumuzdur. Gerçek bağlılık, tribünde sevinirken değil, zor zamanlarda taşın altına elini koyarken ölçülür.
Vanspor; sadece sahaya çıkan 11 futbolcudan, teknik heyetten veya yönetimden ibaret değildir. Vanspor; Van’ın adını taşıyan, gurbetteki hemşerilerimize memleket hasretini dindiren ve binlerce insanı aynı heyecan etrafında buluşturan devasa bir markadır. Bu nedenle kulübün yaşadığı her sıkıntıyı yalnızca yönetimin bir sorunu olarak görmek büyük bir eksikliktir. Vanspor’un sevinci de hüznü de bu şehri doğrudan etkiler.
Özellikle üzerinde durmamız gereken bir diğer husus, Vanspor’un kendi şehrinden ve taraftarından yaklaşık 1.750 kilometre uzakta mücadele etmek zorunda kalmasıdır.
Futbol sadece taktik ve fizikten ibaret değildir; ruh, aidiyet ve moral oyunudur. Kendi stadında, taraftarının coşkusuyla oynamak her takım için en büyük itici güçtür. Takımımızın memleketinden bu denli uzak kalması; taraftarın ulaşımını zorlaştırmakta, deplasman koşullarını ağırlaştırmakta ve şehirle olan bağı yıpratmaktadır.
Elbette her olumsuz sonucu yalnızca mesafeye bağlayamayız; sahadaki performansın teknik ve yönetimsel boyutları da vardır. Ancak bu dezavantajı yok saymak da gerçekçi değildir.
Peki, şehrin dinamikleriyle bu konuyu neden masaya yatırmıyoruz? Vanspor’un maçlarını Van’a daha yakın bir kentte veya taraftarın ulaşabileceği uygun bir statta oynayabilmesi için gerekli imkânlar araştırılamaz mı? Stat koşulları, lig kuralları ve maliyetler elbette belirleyicidir; ancak tüm alternatifler değerlendirilmeden hiçbir meseleye “çözümsüz” denilemez.
Buradan Van’ın iş dünyasına, esnafına, siyasetçilerine, yerel yöneticilerine, sivil toplum kuruluşlarına ve tüm şehir dinamiklerine sesleniyorum:
Vanspor’a sahip çıkın!
Bu çağrı yalnızca bir maddi destek çağrısı değildir. Sahiplenmek; fikir üretmek, çözüm aramak, imkânları harekete geçirmek ve ortak bir hedef etrafında buluşmaktır. İş dünyası imkânları ölçüsünde omzunu vermeli, yerel yöneticiler çözüm odaklı yaklaşmalı, siyasetçiler kulübün sorunlarını gündeme taşımalıdır. Verilen sözler temennide kalmamalı, somut adımlara dönüşmelidir.
Çünkü Vanspor’un yükü sadece birkaç kişinin omuzlarına bırakılamaz.
Bugün kimseyi suçlama, geçmişin hesabını yapma ya da polemik üretme günü değildir. Kırgınlıkları bir kenara bırakıp ortak değerimiz etrafında kenetlenme zamanıdır.
Biz dün de Vansporluyduk, bugün de Vansporluyuz; yarın da bu armanın dimdik yanında olacağız. Yeri geldiğinde yapıcı eleştirilerimizi yine sıralayacağız. Ancak zor günlerde bu şehre ve takımına sahip çıkma sorumluluğumuzu da sonuna kadar yerine getireceğiz.
Şimdi tüm Van’a bir kez daha haykırıyorum: Bugün değilse ne zaman?
Gelin, Vanspor’un yalnız olmadığını hep birlikte gösterelim. Bu şehrin en büyük markasına omuz verelim. Yarın geriye dönüp baktığımızda, zor zamanlarda sorumluluk alanlar arasında yerimizi alalım.
Unutmayalım: Vanspor bir kişinin değil, koca bir şehrin takımıdır. Bu arma hepimizin, bu sevda hepimizin!
Haydi Van! Şimdi kenetlenme ve Vanspor’a sahip çıkma zamanı!
Rıdvan Can Star Van Haber – Spor’un Sesi
1
Vanspor İçin Sadece Skor Değil, Oyun Da Düşündürücü
333 kez okundu
2
Bir Mağlubiyetten Fazlası: Toparlanmak Zorundayız: Böyle Gitmez!
299 kez okundu
3
Vanspor’un Geleceği Doğru Teknik Dokunuşa Bağlı
283 kez okundu
4
Gölge Değil, Tanıklık Eden Bir Çınar: Vansesi Gazetesi’nin 89 Yılı
282 kez okundu
5
VANSPOR’DA SESSİZLİK DEVRİ BİTMELİ: BELİRSİZLİK Mİ, UMUT MU?
229 kez okundu
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.