Manşet

Kendinin yardımına koş!

Artık daha fazla oyalanma. Not defterlerini belki de hiç okuyamayacaksın.

Öyleyse vakit kaybetme, hedefine doğru ilerle! Boş umutları bir yana bırak ve eğer kendine gerçekten önem veriyorsan, hälä vaktin varken kendi yardımına koş. (Marcus)

Bu çağrı, günümüzün hızla geçen zamanında bizlere düşen önemli bir sorumluluğu hatırlatıyor.

Ankara’dan İstanbul’a gitmek isteyen biri rotasını Samsun’a çevirirse asla hedefine varamaz. Yol aldıkça İstanbul’dan uzaklaşır, en sonunda da kaybolur. Hayat da tıpkı böyle: Yanlış yönlere saparsan hedefinle aradaki mesafe sadece açılmaz, aynı zamanda zamanın kıymetli hazinesini de yitirirsin. Bu yüzden önce yönünü netleştirmeli ve her adımını doğru hedefe odaklayarak atmalısın. Yoksa ömür boyu yanlış yolda koşmaktan yorulursun.

İnsanlar, yaşlılığın davul zurna ile geleceğini sanır. Oysa yaşlılık sessiz adımlarla yaklaşır. Bir sabah aynaya baktığında onun çoktan yüz çizgilerine, yorgun bakışlarına yerleştiğini fark edersin. Ama unutma: Bu kaçınılmaz bir yazgı değil! Çaba, bilinç ve proaktif bir yaşamla bu süreci dönüştürmek, zihnen ve ruhen genç kalmak senin elinde. Şimdi harekete geç, yaşlanmaya meydan okul

Metropollerin kalabalık caddelerinde insanları sürekli bir koşuşturma içinde görürüz. Herkes nefes nefese bir yerlere yetişme telaşında; sanki bu amansız koşuşturmaca sonsuza dek sürecekmiş gibi. Ama o “yetişme” çabasının içindeki kaybolmuş yorgun yüzlere dikkatle bak Çoğunda derin bir karamsarlık, bitmek bilmeyen bir bezginlik sezersin. Hep bir sonraki durağa varmaya çalışırken, şu anın kıymetini ve yaşamın sunduğu güzellikleri kaçırırız. Peki, bu sonsuz koşuşturma bizi nereye ulaştıracak? Daha yorgun, daha mutsuz bir sona mi?

Çoğu zaman içimizdeki muazzam gücün farkına bile varmayız. Hep dışarıdan medet umar, başkalarından yardım bekleriz. Oysa o “sihirli” farkındalık anı geldiğinde zihnimizdeki düğümler çözülür, yolumuz aydınlanır. Ne kadar erken uyanır ve içsel rehberimize kulak verirsek, hayat yolculuğunda o kadar emin adımlarla ilerleriz.

Kaç kez “sonra yaparım” diyerek değerli zamanını heba ettin? Kaç kez yaşamın sunduğu fırsatları erteleyip kaçırdın? Artık uyan! Unutma: Hayat denen mucize sadece bir “gündür, o da “bugündür. Eğer gerçekten kendine omuz vermek istiyorsan, şimdi harekete geçmekten başka çaren yok. Bugün anlamlı bir adım atmazsan, yarın pişmanlıkla uyanacaksın.

Unutma: Beklediğin o kahraman sensin! İçindeki gücü açığa çıkarmak için bugün ne yapmayı seçiyorsun? Hayatını değiştirmek için kendine bir adım at; bu firsat ertelenemez. Şimdi, kendinin yardımına koşma zamanı!

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu