24 Ekim’de sandık başına gidecek Van Ticaret ve Sanayi Odası’nda seçim maratonu başladı.

Uzun zamandır kamuoyunun merakla beklediği Van TSO seçimlerinde mevcut Başkan Necdet Takva, iş insanları Zahir Kandaşoğlu, İrem Bayram ve İzzet Çoban yarışacak.
Dört farklı isim, dört ayrı ekip ve farklı hedeflerle yola çıktı.
Ancak bütün bu farklılıkların üzerinde birleştiği ortak bir payda var: Van.
İşte tam da bu nedenle, bu seçim sürecinde asıl konuşmamız gereken yalnızca “Kim kazanacak?” sorusu değil.
Asıl soru şu olmalı:
“Van ne kazanacak?”
Van TSO, yalnızca üyelerinin ticari faaliyetlerini ilgilendiren bir meslek kuruluşu değil; aynı zamanda kentin ticaretini, sanayisini, üretimini, ihracatını, yatırım kapasitesini ve iş dünyasının beklentilerini temsil eden önemli bir kurumdur.
Dolayısıyla 24 Ekim’de sandıktan çıkacak sonuç, yalnızca bir başkanın veya bir yönetimin belirlenmesi anlamına gelmeyecek.
Bu sonuç, önümüzdeki dönemde Van iş dünyasının hangi anlayışla temsil edileceğine ilişkin de önemli bir irade ortaya koyacak.
Yaklaşık bir buçuk aylık süreçte adaylar sahaya çıkacak, üyelerle buluşacak, ziyaretler gerçekleştirecek, toplantılar yapacak ve projelerini anlatacak.
Üyeler ise bütün bu süreci değerlendirerek 24 Ekim’de özgür iradeleriyle sandıkta tercihlerini ortaya koyacak.
Burada önemli olan bir başka nokta da seçim sürecinin nasıl yürütüleceğidir.
Çünkü seçimler kazanılmak kadar, demokratik bir olgunluk içerisinde yürütülmesiyle de anlam kazanır.
Van’da herkesin birbirini tanıdığı, aynı sokaklarda karşılaştığı, aynı ekonomik ortam içerisinde üretim yaptığı bir şehirde seçim heyecanının yaşanması son derece doğaldır.
Adayların birbirlerini eleştirmesi, farklı düşünceleri ortaya koyması ve kendi projelerini savunması demokratik rekabetin bir parçasıdır.
Ancak eleştiri ile kişiselleştirilmiş tartışma arasındaki çizginin korunması gerektiğini düşünüyorum.
Çünkü seçim bittiğinde herkes yine aynı şehirde yaşayacak.
Aynı iş dünyasının içerisinde üretmeye, ticaret yapmaya, yatırım yapmaya ve Van’ın geleceği için birlikte mücadele etmeye devam edeceğiz.
Bugün seçim yarışında farklı saflarda yer alan insanlar, yarın Van’ın herhangi bir meselesinde aynı masanın etrafında buluşmak zorunda kalabilir.
Bu nedenle seçim sürecinde söylenecek her sözün, atılacak her adımın ve yapılacak her eleştirinin yalnızca bugünü değil, seçim sonrasını da düşünerek ortaya konulması gerektiğine inanıyorum.
Dört adayın da Van’la güçlü bağları, bu kent için söyleyecek sözleri ve hayata geçirmek istedikleri projeleri var.
Bu noktada biz gazetecilere de önemli bir sorumluluk düşüyor.
Bizim görevimiz bir adayı diğerinden üstün göstermek, bir ekibi öne çıkarmak ya da üyelerin yerine karar vermek değildir.
Bizim görevimiz; adayların ortaya koyduğu projeleri, hedefleri ve açıklamaları kamuoyuna doğru, açık ve tarafsız biçimde aktarmaktır.
Üyelerin kararını ise yine üyeler verecektir.
Bu nedenle önümüzdeki süreçte temennimiz, kişisel tartışmalardan çok projelerin konuşulduğu bir seçim atmosferinin oluşmasıdır.
Van’ın bugün çözüm bekleyen çok sayıda önemli meselesi var.
İş dünyasının finansmana erişimi, üretimin artırılması, ihracatın geliştirilmesi, istihdamın güçlendirilmesi, sınır ticaretinin canlandırılması, turizm potansiyelinin daha etkin değerlendirilmesi ve yeni yatırımların kente kazandırılması bunlardan yalnızca bazıları.
Van’ın ekonomik potansiyeli büyük.
Ancak potansiyelin gerçek bir ekonomik güce dönüşebilmesi için ortak akla, güçlü iş birliklerine, doğru projelere ve sürdürülebilir politikalara ihtiyaç var.
Bu nedenle adayların şu sorulara vereceği cevaplar önem taşıyor:
Kim daha gerçekçi ve uygulanabilir projeler ortaya koyacak?
Kim üyelerin sorunlarını ve taleplerini daha iyi dinleyecek?
Kim Van’ın ekonomik potansiyelini daha geniş çevrelere taşıyacak?
Kim farklı sektörleri aynı masa etrafında buluşturabilecek?
Kim ortak akıl ve istişare kültürünü daha güçlü hale getirecek?
Kim seçim sonrasında da verdiği sözlerin takipçisi olacak?
Bu soruların cevabını adaylar sahada verecek.
Takdir ise Van TSO üyelerinin olacaktır.
Demokrasinin en önemli unsurlarından biri, yalnızca kendi tercihimize değil, ortaya çıkan sonuca da saygı gösterebilmektir.
24 Ekim günü Van TSO üyeleri sandığa gidecek ve iradelerini ortaya koyacak.
Sandıktan hangi sonuç çıkarsa çıksın, bu sonuç Van TSO üyelerinin tercihidir.
Seçim sürecinin sonunda kazanan tarafın da kaybeden tarafın da ortak bir sorumluluğu olacaktır:
Van için çalışmak.
Çünkü seçim dönemlerinde ekipler ve tercihler farklılaşabilir; ancak Van’ın sorunları, beklentileri ve geleceği hepimizin ortak meselesidir.
Seçim bittikten sonra artık yeni bir dönem başlayacaktır.
O dönemde kişisel veya ekipler arası rekabetin yerini iş birliğinin, ortak aklın ve kentin menfaatleri doğrultusunda birlikte hareket etmenin alması gerektiğine inanıyorum.
24 Ekim’e doğru geri sayım sürerken bütün adaylara başarılar diliyorum.
Sayın Necdet Takva’ya, Sayın Zahir Kandaşoğlu’na, Sayın İrem Bayram’a ve Sayın İzzet Çoban’a bu zorlu seçim sürecinde kolaylıklar diliyor; ortaya koyacakları projelerin ve fikirlerin Van’ın ekonomik geleceğine katkı sunmasını temenni ediyorum.
Bizler de gazeteciler olarak bu süreci şeffaflık, tarafsızlık ve kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi sorumluluğuyla takip edeceğiz.
Adayların projelerini dinleyecek, açıklamalarını kamuoyuna aktaracak ve seçim sürecinin sağlıklı bir şekilde ilerlemesine katkı sunmaya çalışacağız.
Son söz olarak şunu özellikle ifade etmek istiyorum:
24 Ekim’de sandık konuşacak.
Kim kazanırsa kazansın, seçim bittiğinde geride bırakılması gereken şey rekabet; sahip çıkılması gereken ise Van’ın ortak geleceğidir.
Çünkü bizim için asıl mesele;
“Kim kazandı?” değil,
“Van kazandı mı?”
sorusunun cevabıdır.
Dileğimiz; Van TSO seçiminin kentimiz için hayırlı olması, seçim sürecinin dostluk ve saygı içerisinde tamamlanması, ortaya çıkacak sonucun iş dünyasına ve Van’a katkı sunmasıdır.
Sandıktan çıkacak iradenin Van’a huzur, istikrar, birlik ve bereket getirmesini diliyorum.
Kalın sağlıcakla…
Rıdvan Can
Star Van Haber
1
Vanspor İçin Sadece Skor Değil, Oyun Da Düşündürücü
311 kez okundu
2
Gölge Değil, Tanıklık Eden Bir Çınar: Vansesi Gazetesi’nin 89 Yılı
267 kez okundu
3
VANSPOR’DA SESSİZLİK DEVRİ BİTMELİ: BELİRSİZLİK Mİ, UMUT MU?
220 kez okundu
4
Bir Puanın Sevinci mi, İki Puanın Hüsranı mı? Öne Geçmek Yetmiyor: Vanspor Maçı Bitirmeyi Öğrenmeli
214 kez okundu
5
50 Yıllık Vefa: Doğduğu Şehre Dönen Bir Marka, Van’a Verilen En Güzel Söz
183 kez okundu
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.