Bir Puanın Sevinci mi, İki Puanın Hüsranı mı? Öne Geçmek Yetmiyor: Vanspor Maçı Bitirmeyi Öğrenmeli

Bir Puanın Sevinci mi, İki Puanın Hüsranı mı? Öne Geçmek Yetmiyor: Vanspor Maçı Bitirmeyi Öğrenmeli

ABONE OL
7 Eylül 2026 08:58
Bir Puanın Sevinci mi, İki Puanın Hüsranı mı? Öne Geçmek Yetmiyor: Vanspor Maçı Bitirmeyi Öğrenmeli
0

BEĞENDİM

ABONE OL

“Galibiyet Kapıdaydı, Vanspor İçeri Giremedi”

 

Batman Petrolspor karşılaşmasının ardından Vanspor’un en büyük eksikliğinin mücadele etmek, reaksiyon göstermek ve 90 dakika boyunca oyunun içinde kalmak olduğunu vurgulamıştık.

Muğla deplasmanında sahada mücadele de vardı, hırs da, reaksiyon da… Fakat bu kez madalyonun diğer yüzüyle yüzleştik: İki defa tabelayı lehimize çevirmişken, skoru korumayı ve oyunu rölantiye almayı bir türlü beceremedik.

89’ncu dakikada kalemizde gördüğümüz golle iki puan avuçlarımızın arasından kayıp giderken geriye tek bir soru kaldı:

Deplasmanda alınan bir puana mı sevinmeliyiz, yoksa elimizden kayıp giden iki puana mı yanmalıyız?

Bazen Skor Her Şeyi Anlatmaz

Muğlaspor deplasmanından 2-2’lik skor, kâğıt üzerinde “kötü olmayan bir deplasman puanı” gibi durabilir. Fakat sahada yaşananlar bu kadar yüzeysel değil.

Muğla’da maça istekli başlayan, ikili mücadelelerde diri kalan ve hücumda iştahlı bir Vanspor vardı. Nitekim erken gelen gol de bu iştahın doğal bir sonucuydu.

1-0’ı bulduktan sonra maçı erken koparma fırsatı da ayağımıza geldi. Kazandığımız penaltı, rakibin tüm direncini kırıp maçı tek taraflı bir mücadeleye dönüştürmek için önemli bir fırsattı.

Penaltı kaçabilir; futbolun içinde bu var.

Asıl mesele, kaçan pozisyonun ardından takımın takındığı tavırdı.

Vanspor, bu kırılma anında oyunu soğutup kontrolü eline almak yerine, rakibin yeniden cesaretlenmesine izin verdi. Muğlaspor’a verilen bu özgüven, ilk yarının sonlarına doğru skora da yansıdı: 1-1.

Skor Üstünlüğü Ağır Bir Sorumluluktur

İkinci yarıda takımın gösterdiği reaksiyonun hakkını teslim etmek gerek.

Oyuna yeniden ağırlığımızı koyduk ve 2-1’lik üstünlüğü yakaladık.

İşte maçın düğüm noktası tam olarak burasıydı.

Çünkü öne geçmek yetmez; attığınız golün arkasında durmayı da bilmeniz gerekir.

Maçın son bölümüne 2-1 önde giriyorsanız yapmanız gerekenler bellidir: Temponun kontrolünü ele geçirmek, rakibin alacağı riskleri doğru değerlendirmek ve gerektiğinde basit oynamak…

Biz ise tam aksini yaptık.

Rakibin üzerimizde baskı kurmasına gerek kalmadan, kendi hatalarımızla Muğlaspor’a pozisyonlar verdik. Çok basit top kayıplarıyla rakibi adeta yeniden maça ortak olmaya davet ettik.

Dolayısıyla 89. dakikada yediğimiz beraberlik golünü sadece “son dakika şanssızlığı” olarak geçiştiremeyiz.

O golün zemini, maçın son bölümünde adım adım hazırlandı.

Futbol, özellikle bu seviyede, aynı hatayı ikinci kez cezalandırmadan bırakmaz.

İyi Mücadele Artık Yetmez

Hakkını yemeyelim; Muğla deplasmanının olumlu tarafları da vardı.

Batman maçına kıyasla pes etmeyen, mücadeleden kopmayan ve oyunun içinde kalmaya çalışan bir Vanspor izledik.

Yeni transfer T. Yenni de ilk maçındaki hırsı ve katkısıyla gelecek adına umut verdi.

Ancak hedefi üst sıralar olan bir takım için “iyi mücadele etmek” artık tek başına bir başarı kriteri olamaz.

Sezon ilerledikçe farkı yaratacak olan şey, küçük gibi görünen ama maçların kaderini değiştiren detaylar olacak:

Doğru zamanda yapılan tek bir pas…

Skor üstünlüğü eldeyken alınmayan gereksiz riskler…

Rakip baskı kurduğunda oyunun temposunu düşürebilmek…

Gerektiğinde oyunu çirkinleştirip skoru koruyabilmek…

Kısacası buna “maç okuma olgunluğu” denir.

Vanspor’un Muğla’da sınıfta kaldığı asıl ders de buydu.

Sevinmek Değil, Düşünmek Zamanı

Şimdi şapkayı önümüze koyup düşünme zamanı.

Muğla’da kaybetmeyen ama kazanabileceği bir maçı kendi elleriyle veren bir Vanspor vardı.

Batman maçında aradığımız mücadeleyi Muğla’da bulduk. Ancak şimdi daha zor olan aşamaya geçmek zorundayız:

Mücadeleyi oyuna, oyunu skora, skoru ise galibiyete dönüştürmek.

Vanspor’un bu ligde artık sadece “iyi mücadele eden, sempatik bir takım” olmaya değil; öne geçtiğinde maçı koparan, skor üstünlüğünü koruyabilen ve kazanmayı alışkanlık haline getiren bir takım olmaya ihtiyacı var.

Çünkü sezonun ilerleyen haftalarında yalnızca mücadele gücüyle değil, oyun aklıyla da fark yaratmak zorundayız.

Muğla’da istek vardı.

Mücadele vardı.

Reaksiyon vardı.

Ama skor üstünlüğünü koruyacak hamleler eksikti.

Ve unutmayalım; bazen bir takımın eksiklerini görmek için yenilmesine gerek yoktur.

İki kez öne geçtiğin bir maçı 2-2 bitirmek de yeterince net bir uyarıdır.

Muğla’da kaçan iki puan artık geride kaldı.

Şimdi mesele o iki puanın hesabını yapmak değil.

Mesele, aynı hatayı bir sonraki maçta tekrarlamamak.

Çünkü gerçek takımlar yalnızca kazandıkları maçlardan değil, kazanamadıkları maçlardan da ders çıkarır.

Vanspor için Muğla deplasmanının en büyük kazanımı da bu olmalı.

Bir puanı hanemize yazdık.

Ama iki puanı da geride bıraktık.

Şimdi o iki puanın hesabını sahada verme zamanı.

Asıl gelişim, tam da burada başlayacak.

Rıdvan Can
Star Van Haber – Spor’un Sesi

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP
300x250r
300x250r

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.