20 Ocak 2025 Pazartesi
Van Ticaret ve Sanayi Odası (Van TSO) ile Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi (YYÜ) Sürekli Eğitim Merkezi önemli bir işbirliğine imza attı.
Van’ın en önemli meslek odalarından bir tanesi olan ve hayata geçirdiği projeler, ortaya koyduğu perspektifler ile adından söz ettiren Van TSO, 2025 yılına üniversite-kent ilişkilerini ileriye taşımak adına yeni bir işbirliğiyle başladı.
Van YYÜ Sürekli Eğitim Merkeziyle (YÜSEM) birlikte hayata geçirilen proje kapsamında Van TSO’da “YÜSEM Dersliği” açıldı. Van TSO hizmet binasının 4’üncü katında açılan derslikte üniversitenin eğitim verdiği ve araştırma yaptığı tüm alanlarda, kısa ve uzun süreli eğitim-öğretim programları, çeşitli araştırma ve danışmanlık projeleri geliştirilecek.
Üniversite kampüsünün kentten uzak olması, ulaşımda yaşanan zaman kaybı ve en önemlisi üniversitenin; kamu, özel sektör, uluslararası kurum ve kuruluşlarla işbirliğinin gelişmesi adına hayata geçirilen işbirliği önemli bir eksikliği gidermiş olacak.
Star Van Haber
İkinci yarıya ligde kalma mücadelesi veren Belediye Derincespor’a konuk olduk. Bu maç öncesi iki takımı kıyasladığımızda her anlamda maçın favorisi hiç şüphesiz Vanspor’du. Zayıf rakibi karşısında bunu ilk 45 dakikada hem ortaya koyduğu futbol hemde golleriyle açık ve net gösterdi.
Gelelim beyaz ve siyah’a…
Maçın ilk 45 dakikalık bölümünde mücadelesiyle bizler gibi taraftarını da kendine hayran bırakan bir VANSPOR izledik. Fakat ikinci tam tersi bir VANSPOR vardı sahada; ilk 45 dakikalık bölümde mücadele eden koşan pres yapan oyunu rakip alana yıkan o VANSPOR’un yerine, ikinci 45 dakikada her yönüyle beklentilerin altında kalan ve ilk yarıya nazaran kötü bir performans sergileyen bir VANSPOR izledik. Tamam 4-1’lik farklı galibiyet elbette güzel ama, böyle maçlarda rahat olmayacaksınız. İlk yarı elde edilen farklı skorun verdiği öz güven ve rahatlıkla sahaya çıkarsanız rakibi cesaretlendirip üzerinize çekersiniz. Belediye Derincespor ikinci yarısı aynen öyle geçti. Umarım Belediye Derincespor maçı ileri ki haftalar için bir ders olur ve içerde dışarda rakip kim olursa olsun oyun disiplininden kopmadan bir mücadele ortaya konur. Gerçekler bunlar maalesef. Kim ne düşünür ne der bilmiyorum o kadar da önemli değil, ama bunu bilinmelidir ki, biz sırf birilerine şirin görünmek derdinde değiliz, Vanspor’un menfaatleri doğrultusunda gerçekleri yazıp kamuoyu ile paylaşıyoruz. Dün maçtan sonra bir çok kişiyle konuştuk hepsinde benimle aynı düşünceyi paylaştı. Denek ki doğru bir. Kimse kusura bakmasın dünkü maçta zayıf rakibi karşısında Vanspor ikinci yarıda ilk yarıyı aratan performansıyla herkesi hayal kırıklığına uğrattı diyebiliriz.
Futbol’da rakibi küçümseme diye bir hastalık vardır. Bu hastalığın tedavisi henüz bulunamadı. Vanspor’un ilk 45 dakikada elde ettiği faklı skorun verdiği rahatlık, nasılsa ikinci yarı da çıkar 3-5 atarız düşüncesiyle mi sahaya çıktı acaba? Bunun adına rakibi küçümseme mi? Skor üstünlüğünün verdiği rahatlık mı? Ne derseniz deyin! İlk yarı kalemize dahi doğru düzgün gelemeyen rakip ikinci yerının büyük bölümünü sahamızda oynadı. Biraz gerçekçi olalım; rakip biraz tecrübeli birazda gol yollarında şanslı olmuş olsaydı skor farklı olabilirdi..
İLK FARKLI TAKIM İZLEDİK…
Maçı TV’den izledim.90 dakikayı kısaca yorumlayacak olursak; Ligde kalma mücadelesi veren rakibimiz karşısında maça iyi başladık. Rakip kalede daha ilk dakikalarda baskı kurarak, kanatlardan sağlı sollu ataklarla yüklendik. Baskılı başladığımız maçın ilk dakikalarında rakibin direncini kırarak, oyun sistemini bozduk. 15 dakikanın ardından oyun üstünlüğünü elimize geçirdik ve bu baskılı oyunun mükafatını ise ilk 45’te Mert, Harun ve Yusuf’un golleriyle süsledik.
İlk yarı herşey istediğimiz gibiydi.
İkinci yarı takıma ne oldu bilemiyorum. İlk yarı genelinde oyum üstünlüğünü elinde bulunduran temsilcimiz 3-1’lik skorun verdiği rahatlık mı? yoksa rakibi küçükseme mi? bilemiyorum ama, ikinci yarı ilk yarıyı aratan kötü bir performans sergilendi.
İKİNCİ YARI ROLLER DEĞİŞTİ; ÜSTÜNLÜK RAKİBE GEÇTİ!
Belediye Derincespor 3-1’lik skorun ardından ikinci yarı tüm riskleri alarak ikinci yarıya müthiş bir baskıyla başladı. Vanspor savunmasının zafiyeti ve bazı pozisyonlarda yetersiz kaldığı ikinci yarının başından sonuna kadar adeta tek kale oynayan rakip Vanspor kalesini ablukaya aldı. İkinci yarıda oyun üstünlüğünü eline geçiren ev sahibi peş peşe bulduğu önemli gol pozisyonlarından yararlanamadı.
Kim ne derse desin ikinci yarı oyun üstünlüğü rakipte şans ise bizden yanaydı.
Sonuç olarak kazanmak önemliydi. Yalnız bu oyun bizi hedefe götürebilir mi? bunu hep birlikte göreceğiz. Zirveyi istiyorsak bu oyunumuzu 45 dakika degil, 90 dakikaya yaymamız gerekiyor..
Dip Not:
Biz yine en son diyeceğinizi en başta söyleyelim; Daha yolun başındayız. Zayıf bir rakip karşısında alınan 4-1’lik galibiyete sevinelim eyvallah ama çok aşırı abartmayalım. Sonuçta ligde kalma mücadelesi veren zayıf bir rakip karşısında sadece 45 dakikalık bir oyun üstünlüğü ile galip gelmişiz yani o kadar da abartmayalım bu abartı takıma da zarar verir.
Hafta sonu evimizde ağırlayacağımız, ligde kalma mücadelesi veren grubun zayıf takımlarından Nazilli karşısında başarılar diliyorum.
Kalın sağlıcakla
Futbolla ister ilgilenin ister ilgilenmeyin bu ülkede, futboldan ayrı kalamazsınız. Birçok Anadolu şehri kendi markalarını oluştururken, futbolun bu yönünden çok istifade ederler. Hatta futbol kulüpleriyle beraber kendi isimlerini vitrine çıkarırlar. Böylece daha ilgi çekici, akılda kalıcı hale gelirler. Futbolun büyüsüne kapılan birçok kent gibi ilimiz de çok köklü bir futbol kültürüne sahiptir. İlk kurumsal futbol kulüplerinin geçmişi ta 1930’lu yıllara dayanır.
Van’ın köklü amatör spor kulüplerinden Van Gençlikspor kulübü, Şengençler ve bunların en önemlilerindendi. Maçlar toprak sahalarda oynanıyor ve o zamanki yokluk dönemlerinde bile Van’dan Fenerbahçe, Beşiktaş gibi dev kulüplere futbolcu gönderildi. Bunların başında örnek verecek olursak, Azmi Dinçer, Nihat Saydan Beşiktaş, Niyazi Gülseven ise Fenerbahçe’nin yolunu tutmuştu. O dönemlerden şimdiye yâd edilen birçok futbolcu bugün bile ölümsüz lakaplarıyla anılıyor. (Füzeci Uçun, Pis burun İlhan, Kral Zamir, Rüzgar Mehmet) bunlardan sadece bir kaçıdır. Van’da her daim bir tutku olarak sevilen takip edilen bu futbolcuların yetiştiği Van Gençlikspor ile Şengençlerspor kulüplerinin birleşerek Şengençlerspor kulübünün sarı, Van Gençlikspor kulübünün siyah rengini alarak sarı siyah renklerle 1974 yılında oluşan Vanspor kulübü, 1982-83 sezonunda kırmızı-siyah renklerle lig şampiyonluğu yaşayarak, TFF 2’nci lige, 1993-94 sezonunda ise TFF 1’nci lige yükseldi. 1997-98 sezonunda bir sezon mavi-beyaz renklerle mücadele eden ve aynı sezon küme düşen Vanspor bir sonraki sezon da siyah- kırmızı renklere tekrar dönerek, dönemin Fenerbahçe forması altında (şeytan Rıdvan) lakabıyla tanınan Rıdvan Dilmen, teknik direktörlüğünde Vanspor 1998-99 sezonunda yeniden TFF 1’nci lig’e yükselme başarısı gösterdi.“VANSPOR TÜRK FUTBOLUNA RENK KATMIŞTIR”1998-99 Yılından itibaren ilimizin futbolda yükselişi süren ve beş sezon TFF 1’nci Ligde kalmayı başaran Vanspor, aldığı muhteşem galibiyetlerle ligin gidişatını değiştiren sonuçlar ve en önemlisi de lige getirdiği misafirperver, centilmen takım hüviyetiyle Türk futboluna renk katmıştır.“KÖTÜ YÖNETİMLER SONUCU VANSPOR BİTİRİLDİ”Türk futbolunun 4 büyük takımın ardından en çok taraftara sahip olan tek takımı ve bölgenin ise en büyük takımı olan Van’ın tek profesyonel takımı Vanspor,. maalesef kötü yönetimler ve siyasi oyunlarla TFF 2’nci lige, ardından TFF 3’ncü lige devamında ise amatör kümeye düşürülerek, milyonlarca lira borcuyla kapısına kilit vurularak, resmen bitirildi.. Ne enteresandır ki, o dönemin Vanspor’u Fenerbahçe, Beşiktaş, Galatasaray ve Trabzonspor gibi takımları dize getirerek, efsane olmayı başaran bölgenin tek takımı olmuştu. Hani derler ya geçmiş zaman olur ki, hayali cihan değer’ işte Vanspor o derece Türk futboluna bir iz bırakmış ve futbolseverlerin kalbinde. İnanılmaz seyirci desteğiyle çıktığı maçlarda tüm takımların çekindiği, dişli bir kulüp olma unvanını da almıştır.“DÖRT BÜYÜKLERİN KABUSU OLMUŞTU”Özellikle Türk futbolunun köklü kulüplerinden Fenerbahçe, Beşiktaş, Galatasaray ve Trabzonspor gibi takımların korkulu rüyası ve kabusu haline gelmişti. TFF 1’nci ligin henüz 5’nci haftasında Van’da oynanan ve binlerce taraftarının karşısında Fenerbahçe’yi Kurthan’ın golüyle Van Atatürk Şehir Stadyumunun çimlerine gömen Vanspor’un o inanılmaz galibiyetinin ardından en çarpıcı manşetini Türkiye Gazetesi atmıştı; ”Önce Kan, Sonra Van. Dakika Doksan Gol Kurthan, Fenerbahçe Kanrevan…” diye başlayan o unutulmaz manşetle. O maçla beraber 1994 yılında tüm Türkiye, Vanspor’u ve Van’ı yeniden keşfediyordu. Bu büyük maçta, Fenerbahçe’yi yakından görmeye gelen bölge halkının sevinci, görülmeye değerdi. Hürriyet gazetesi, maçtan sonraki sayısında, Vanspor’a özel zafer ilavesi veriyor, televizyonlar ve tüm basın medyası Van’dan bahsediyordu. Avrupa’da Cannes (Kan) maçından hezimetle dönen Fenerbahçe, fark için çıktığı Van maçında ummadığı bir yenilgi alarak Van’dan ayrılmıştır. Fenerbahçe’nin emektar spor yazarı İslam Çupi, ekranda ağlayarak, artık Fenerbahçe’yi yazmayacağından bahsediyor, Beşiktaş’tan, Galatasaray’dan Van’a tebrik mesajları yağıyordu. O hafta çıkan mizah dergileri bile Vanspor’un Feneri yenmesini alaya alıyor, milyarlık futbolcuların mütevazı bütçeli doğu takımı karşısında, nasıl dize geldiğini karikatürize ediyordu. Vanspor bir sonraki sezon da ise bu kez Karadeniz’de Trabzon Avni Aker’de Stadyumunda binlerce taraftarın önünde Trabzonspor’u Erkan Arseven’in golüyle yenmiş o sezon lig şampiyonunu değiştirmişti. Ardından Van’da Beşiktaş’ı da yenen Vanspor o sezon ligde tam anlamıyla fırtınalar estirmişti. İşte esas üzerinde durulması gereken veya farkında olmamız gereken şudur; Van bulunduğu coğrafi konumu itibariyle bölgenin en büyük şehridir ve bu şehirde yaşayan havasını soluyan herkes bu kente bir aitlik hisseder, bir sempati duyar. İşte bu durum Vanspor’un işini her zaman kolaylaştırmaktadır.Bu sayede, iddialı bir takım oluşturulduğu vakit, otomatikman dev bir taraftar potansiyeline sahip oluyor. TFF 3’ncü ligde mücadele ederken, bile hiçbir takım Vanspor kadar tutkulu bir seyirciye asla sahip olmamıştır. Fenerbahçe, Galatasaray, Beşiktaş ve Trabzonspor gibi takımların ardından Türkiye’nin hemen hemen her şehrinde taraftarı olan tek takım Vanspor olmuştur. Bunu bugün birçok süper lig takımında dahi göremiyoruz. Efsane hoca Rıdvan Dilmen, Van’daki bu muhteşem potansiyeli bildiği için hiç düşünmeden TFF 2’nci Lig’e düşen takımın teklifini kabul ederek, Vanspor’u tekrar TFF 1’nci lige çıkartmıştı. Yani bize lazım olan tek şey, ileriyi gören akıllı yöneticilerin yaratacağı başarılı bir takım ve bunun etrafında birlik, beraberlik gösteren halkın dayanışması olacaktır. Türk futbolunun illet hastalığı olan kulüplerin genelde yöneticilerin aymazlığı yüzünden kurumsal disipline ulaşamamaları ve ardından gelen istikrarsızlık, nice yıkılmaz takımların yok olmasına sebep olmaktadır. Gerek maddi gerekse idari sebeplerden tarih olan bu takımlar, Türk futbolunda bir türlü yerleşemeyen profesyonelliğin, nelere mal olduğunun ve uçup giden milyonlarca para, zaman, emek ve en önemlisi de seyircide kaybolan heyecanın acı bir göstergesi olması açısından, birer ibret vesikasıdır. Bir dönem sergiledikleri başarıyla, Türk futboluna damgasını vuran ve sonunda maddi sorunlar, iş bilmez yönetimler nedeniyle şimdi yok olmuş takımlar borçlardan kurtulma adına farklı isimlerde alt liglerde mücadele etmekteler.Vanspor’un tarih sahnesinden çekildiği yılların ardından bir daha toparlanamayan Van futbolundaki boşluk, uzunca bir süre belediye himayesinde Belediye Vanspor ve Van Büyükşehir Belediyespor isimleri ilegiderilmeye çalışılmaktaydı. İlin şu anda tek profesyonel takımı olan Vanspor Kulübünün, geçen yıl 2’nci Lige çıkmasının ardından yeniden alevlenen üst liglere yükselme heyecanı bu yıl yarıda kalsa da umudumuz gelecek yıllar için çok yüksek. İsim değiştirerek, çeşitli liglerde eski günlerinden uzak bir şekilde yaşam savaşı veren takımlardan birine sahip bir kent olarak, o parlak günlere ulaşacak, tekrar tarih yazacak potansiyele fazlasıyla sahibiz. Yeter ki, geçmişimizden ders alalım. Takımımızı kentsel heyecanla, fakat profesyonel bir ruhla yönetip, cefakar seyircimizi buna inandıralım.
Van’ın futbolda hedefi olan Süper Ligde mücadele eden bir profesyonel takım yaratma isteği hedeftir. Küçümsenmeyecek bir futbol kültürüne sahip Van kenti, elindeki kaynağı bu doğrultuda kullanmanın yollarını kendi bünyesinde aramalıdır.
90’lı yıllarda süper ligdeki dev kulüplerin stadında sahne aldığı Van, futbolda hak ettiği yerlere mutlaka gelecektir…
Star Van Haber
Nesine 2’nci Lig Kırmızı Grup’ta mücadele eden ve ilk devreyi 30 puanla beşinci sırada tamamlayan Vanspor, ikinci devrenin ilk maçında pazar günü saat 14.00’te deplasmanda Belediye Derincespor ile karşı karşıya gelecek. Vanspor rakibini mağlup ederek ikinci devreye galibiyetle başlamak istiyor.
Antalya kampı sonrası çalışmalarına Kocaeli’nde devam eden temsilcimiz Vanspor, rakipelerinde puan kaybettiği haftada deplasmanda oynayacağı Belediye Derincespor maçından galibiyetle dönmeyi hedefliyor.
Saat 14:00’da başlayacak maç Nokta TV’den canlı yayınlanacak.
Star Van Haber

Sevgili okurlar son zamanlarda sıkça rastladığım ve bitmek bilmeyen bir meslek haline gelen yalakalık Sportif Faaliyetleri başta olmak üzere gündelik hayatımızında. bir parçası haline geldi.
Yalakalık diyorum çünkü başka izahı yok! Burada bu tipleri irdelemek istemiyorum. Bunu bir meslek ve yaşam biçimi haline getirmişlerden söz etmek istiyorum. Bu konu‚ tıp tarafından araştırılsa‚ yalakalığın belki de bazı insanların genlerinde nesilden nesilere taşınıyor olduğu ortaya çıkabilir. Yalakalığın‚ birde sanatsal yönü var. Nasıl herkes keman çalamaz‚ şarkı söyleyemez ise herkes de yalakalık yapamaz. İstese de yapamaz. Ağzına gözüne bulaştırır.Yalakalık kimlere yapılır? Herhalde sokaktaki dilenciye‚ seyyar satıcıya yapılmaz. Güce yapılır‚ güce! Bu güç nedir? Para gücü‚ makam gücü‚ mevki gücü‚ güzellik gücü vs. Eğer bunlardan birine sahip değilseniz‚ size kimse yalakalık yapmaz. Onun için rahat olun. Eğer‚ bu güçlerden birine sahipseniz‚ koruyun kendinizi koruyabilirseniz. Belki de bir müddet sonra bu ortama alışıp‚ çevreniz tamamen yalakalarla dolacak; hem de siz hiç farkında olmadan. İşte o an kıyametin koptuğu andır. Siz artık temsil ettiğiniz gücün sahibi olamayacaksınız. Size‚ her şey tozpembe gösterilecek..Son zamanlar da özellikle birilerinin kalemşoru haline gelen ve basın sitesi adı altında kurulan sözde gazeteci olarak yayın organlarındaki birçok yazı ve görsel faaliyetlerin‚ yalakalık üzerine oturtulmuş olduğunu görmekteyiz. Tabii‚ perde arkasını bilmediğimiz için‚ bunların arkasında‚ ne tür menfaat bağlantıları var bilemiyoruz. Sade vatandaşlar olarak sorgulama yeteneğimizi bu konular üzerine yoğunlaştırmadığımızdan‚ amaçlarına her zaman ulaşabiliyorlar. Bunun sonucunda‚ O yalakalar‚ görevini kusursuz olarak yapma rahatlığını buluyor ve faaliyetlerini sürdürüyorlar. Türk Basınında‚ nice köşe yazarları vardır ki her dönemde kendilerine köşe bulurlar ve sahibinin sesi görevini halka rağmen‚ kesiksiz yıllarca sürdürürler… Kalbiyle‚ sözüyle‚ davranışıyla yaşam biçimiyle gerçekten inançlarına göre yaşayan insanları burada tenzih ederek bir konuya daha değinmeden geçemeyeceğim Toplumda yalakalık öyle boyutlara ulaşmış ki; menfaat ve çıkar uğruna‚ insanlar‚ birbirine karşı‚ kim daha fazla Müslüman yarışına girmiştir. Hatta hayret uyandıracak seviyede‚ kalplerinde hiçbir değişim olmadan‚ dış görünümlerinde‚ ani değişiklikler yaparak‚ sadece günlük çıkarlarını tatmin etmek ve çevresinde sadece saygınlık görmek için… Çok ilginçtir ki, iyi tanıdığınız bir insanı‚ bir müddet sonra‚ tanıyamaz hale geliyorsunuz. Böyle bir değişim‚ acaba‚ dünyada başka hangi ülkede var‚ çok merak ediyorum. Bu kentte öyle insanlar görüyor ve tanıyorsunuz ki; şu mısralar birden aklınızdan geçiveriyor. El etek öperek yerde sürünen‚ gözü göklerde sürüngenler gördüm. Bu tipler‚ toplumumuzda her geçen gün sayıca hızla artmaktadır. Tıpkı bulaşıcı bir hastalık gibi… Sporda bile‚ yalakalığı görebilirsiniz. Hak etmedikleri halde birilerinin kayırmasıyla bir yerlere gelen‚ spor adına katliam yapan nice insanlar vardır. Mevki‚ makam ve para gücüne sahip biriyle‚ karşılıklı müsabaka yapanların bir kısmı‚ sahibine topu en kolay nasıl sahip olacaksa; o şekilde kullanır ve sonunda da Ne güzel oynuyorsunuz‚ Ne güzel karşılıyorsunuz, diye hitap ederek yalakalığını tamamlar. Kısacası bu işin sınırı ve yeri yoktur. Nerede ve ne şekilde yapabilirseniz… Her meslek dalında‚ yalakalığın boyutu ve çapı değişiktir. Bazı meslekler‚ yalakalığa çok yatkındırlar. Mesleklerin‚ kendi içinde‚ bu konuda geliştirilmiş davranış biçimi‚ yazışma kuralları‚ jest ve mimikleri mevcuttur. O mesleğin‚ dışında olanların‚ bunları anlaması çok güçtür. Ancak ve ancak‚ o mesleğin içinde uzun yıllar yaşadığınızda‚ bunları ayırt edebilirsiniz. Burada‚ bu meslekleri sıralamak istemiyorum. Biraz düşününce‚ sizler bulabilirsiniz. Nasıl ki; bataklıklar kurutulmadıkça sivrisinekler bitmez. İnsanlar arasındaki‚ menfaat ilişkileri ve daha çok kazanmak‚ daha iyi yaşamak‚ hak etmeden‚ emek sarf etmeden veya daha az emekle‚ gayretle bir yerlere ulaşma sevdası‚ insanoğlunda bitmediği sürece‚ bu meslekte bitmeyecektir. Temiz bir gelecek için kendinizi harcatmayın!!!!
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.