
Zorlu Deplasmanda Alınan Puan, Mücadelenin Ödülü!
Dünkü deplasmanda sorulacak ilk soru şuydu: “Oyun mu, puan mı?” Benim cevabım net: puan. Çünkü bazen mücadele, estetik futboldan çok daha değerlidir.

Mücadele Vardı, Oyun Değil
Bir puan direncin ödülüydü.
Bir spor yazarı olarak dünkü deplasmandan alınan bir puanı “üst düzey oyuna” bağlamak haksızlık olur. Çünkü ortada üst düzey bir futbol yoktu. Ama sahada mücadele vardı, direnç vardı, vazgeçmeyen bir takım ruhu vardı. İşte o mücadele, bize çok değerli bir puan kazandırdı. Evet, tempomuz düşüktü, üretkenliğimiz sınırlıydı. Fakat mücadele gücü, eksikleri örttü. Erzurum gibi zorlu bir deplasmanda kaybetmemek, moral ve güven açısından çok şey ifade ediyor. Geçen haftaki farklı galibiyet sonrası beklenti büyüktü. Herkes aynı coşkuyu, aynı temposu yüksek Vanspor’u bekliyordu. Ancak bazen şartlar, rakip ve saha koşulları buna izin vermez. Önemli olan o gün mücadeleden taviz vermemektir — biz de bunu yaptık.
Teknik direktör Hakan Kutlu’nun maç sonu “Rakibe pozisyon vermedik” sözü, aslında her şeyi özetliyordu. Bu takım savunmada sağlam durdu, risk almadı, oyunu tutmayı bildi. Eksik olan sadece hücumda üretkenlikti. Sonuçta Erzurum deplasmanından alınan bir puan, tabelede küçük ama mental olarak büyük bir kazanç.
Amedspor galibiyeti “Vanspor ritmini buldu” umudu doğurmuştu; Erzurum’da bu ritmi görmek mümkün olmadı. Bu maç öncesi köşemde özellikle vurgulamıştım: “Rehavete dikkat edilmeli.” Maalesef Erzurum’da hafif bir rehavet ve üretkenlik düşüklüğü görüldü.
“Bu Kez Dokunuşlar Yetmedi”
Mücadele vardı ama fark yaratacak hamleler eksikti. İlk yarıya baktığımızda rakip kötüydü, biz de iyi değildik. Oyun temposu düşük, pas kalitesi sınırlıydı. İki takım da sahada birbirini tarttı, risk almadı, üretkenlikten uzak bir 45 dakika izledik.
Geçen hafta evimizde farklı kazandığımız Amedspor maçının ikinci yarısı hâlâ akıllarda. O maçta teknik direktör Hakan Kutlu’nun yaptığı hamleler, taktik değişiklikleri ve oyuncu dokunuşları sadece skorun değil, oyunun da seyrini değiştirmişti. Öyle ki, o maçta hocanın hamleleri adeta “farklı galibiyetin mimarı” olmuştu.
Doğal olarak Erzurum deplasmanında da benzer bir etki bekledik. İlk yarıdaki durağan oyundan sonra, “Hakan hocanın ikinci yarı dokunuşları bu kez de fark yaratır” diye düşündük. Hamleler geldi, değişiklikler yapıldı ama bu kez olmadı.
Peki neden? Çünkü bu maçta farkı yaratacak alan, enerji ve oyun temposu yoktu. Oyuna giren oyuncular mücadeleye katkı sağlasa da, skora dokunacak üretkenlik gelmedi. Takımın genel temposu düşük, pas akışı yavaş, hücum organizasyonları zayıftı. Kısacası hamleler vardı ama oyunun yapısı, o hamleleri taşıyacak düzeyde değildi. Futbol bazen teknik adamın hamlesiyle, bazen de oyuncunun sahadaki içgüdüsüyle döner. Geçen hafta kazanılan farklı galibiyette ikisi de bir aradaydı; bu hafta sadece biri vardı. Mücadele eksik değildi, fakat “oyunu değiştirecek kıvılcım” gelmedi. Yine de deplasmanda alınan bir puan, her koşulda değerlidir. Çünkü zorlu bir rakip karşısında kaybetmemek, takımın direncini gösterir. Ancak bu maç bize bir gerçeği yeniden hatırlattı: Her teknik dokunuşun işe yaraması için sahada enerji, tempo ve inanç da olmalı.
Hakan Kutlu’nun planı doğruydu, hamleler yerindeydi ama futbol bazen planların dışına çıkar. Bu kez o dokunuşlar skoru değil, sadece mücadeleyi şekillendirdi. Geçen hafta oyunu değiştiren hamleler bu kez skoru değiştiremedi. Ama mücadele vardı, direnç vardı. Buda önümüzdeki haftalar için umut verici. Belki bu kez olmadı, ama bu takım doğru yolda.
Sonuç: Mücadele + disiplin = değerli bir puan.
Önümüze bakalım!
Kalın sağlıcakla
Star Van Haber



