Kalite farkı tabelaya yansıdı!
Yeni bir sezona umutla “merhaba” dedik.
Öncelikle 2026-2027 sezonunun Vanspor’umuza hayırlı olmasını diliyor, kırmızı-siyahlı temsilcimize sakatlıktan uzak, mücadele gücü yüksek ve başarılarla dolu bir lig maratonu temenni ediyorum.
Gönül isterdi ki sezonun açılışını kendi sahamızda, Van Atatürk Şehir Stadyumu’nda, taraftarımızın coşkulu desteğiyle yapalım. Ancak mevcut şartlar buna izin vermedi.
Vanspor, sezonun ilk maçında Manisa’da Kayserispor’un karşısına çıktı ve sahadan 2-0 mağlup ayrıldı.
Skor elbette can sıkıcı.
Ancak futbol yalnızca tabeladaki rakamdan ibaret değildir. Bir maçı değerlendirirken, öncelikle o sonucu doğuran şartlara ve sahadaki gerçeklere bakmak gerekir.
Açık konuşmak gerekirse, Kayserispor karşısında alınan mağlubiyet, karşılaşmayı objektif biçimde izleyenler açısından büyük bir sürpriz değildi.
Karşımızda kadrosunu önemli ölçüde güçlendirmiş, hedefini Süper Lig olarak belirlemiş ve sezon başlangıcına Vanspor’dan daha hazır gelen bir takım vardı.
Vanspor ise ideal kadrosundan uzak, transfer ve lisans süreçlerindeki sorunların gölgesinde, yeni transferlerinden ve bazı önemli oyuncularından yararlanamadan sahaya çıktı.
Dolayısıyla maç öncesinde ortaya çıkan tablo; hazırlık, kadro derinliği ve kalite açısından Vanspor’un ciddi bir dezavantajla mücadele edeceğini gösteriyordu.
Sonuç sürpriz değildi. Ancak alınması gereken dersler açısından son derece önemliydi.
Kayserispor karşılaşmasını yalnızca teknik heyet ve futbolcuların performansı üzerinden değerlendirmek doğru olmaz. Haziran ayındaki kongrenin ardından yaşanan yönetimsel süreç, transferlerin gecikmesi, kadro planlamasındaki aksaklıklar ve maç saatine kadar devam eden lisans sorunları doğrudan saha içine yansıdı.
Burada önemli olan, eleştirinin adresini doğru belirlemektir.
Kayserispor karşısında forma giyen oyuncularımızın önemli bölümü, ideal kadronun oluşturulamaması nedeniyle ağır bir sorumluluk üstlendi. Üstelik altyapıdan beş genç oyuncumuzun da sahada yer aldığı düşünüldüğünde, bu futbolcuları tek bir maç üzerinden eleştirmek doğru değildir.
Eleştiri yapılacaksa öncelikle takımın bu noktaya neden ve nasıl geldiği sorgulanmalıdır.
Bununla birlikte, sahadaki eksikleri de görmezden gelemeyiz.
Vanspor’un özellikle kadro derinliği açısından ciddi sıkıntılar yaşadığı karşılaşmada açık biçimde görüldü.
Oyunun gidişatını değiştirebilecek hamle seçeneklerinin sınırlı olması, takımın rakip karşısında zaman zaman oyundan kopmasına neden oldu.
Savunmada bazı anlarda kademe problemleri yaşanırken, orta sahada oyun kontrolünün rakibe bırakıldığı bölümler oldu. Hücumda ise pozisyon üretme ve rakip savunmayı zorlayacak sürekliliği sağlama konusunda sıkıntılar yaşandı.
Ancak maçın önemli kırılma noktalarından biri 32. dakikada geldi. Soran’ın ceza sahası dışından çektiği şutun üst direkten dönmesi, Vanspor adına maçın en önemli anlarından biriydi. O top filelerle buluşmuş olsaydı karşılaşmanın hikâyesi belki de farklı yazılabilirdi.
Fakat futbolun gerçeği de tam burada ortaya çıkıyor.
Üst düzey takımlara karşı yakaladığınız sınırlı fırsatları değerlendiremez, savunmada boşluklar verir ve oyunun kontrolünü rakibe bırakırsanız kalite farkının tabelaya yansıması kaçınılmaz hale gelir.
Kayserispor karşısında da büyük ölçüde böyle oldu.
Daha önce bu köşede de dile getirdiğim bir endişe vardı:
Geç kalan transferlerin faturası ligin ilk haftalarında kesilebilir.
Kayserispor maçı, bu endişenin ne kadar haklı bir zemine dayandığını gösterdi.
Ancak bugün yapılması gereken yalnızca geçmişi tartışmak değil, bundan sonrasını doğru planlamaktır.
Asıl sorulması gereken soru şu:
Vanspor’un ideal kadrosu ne zaman sahaya çıkacak?
Bugün izlediğimiz Vanspor ile birkaç hafta sonra izleyeceğimiz takımın aynı olmayacağını kabul etmek gerekiyor. Yeni transferlerin takıma katılması, lisans işlemlerinin tamamlanması, oyuncuların birbirine alışması ve teknik heyetin ideal oyun sistemini oluşturması zaman alacaktır. Bu nedenle önümüzdeki 2-3 haftalık süreç, Vanspor’un gerçek kapasitesini görmek açısından son derece önemli. Fakat bu süreçte yönetimin artık zaman kaybetme gibi bir lüksü bulunmuyor. Lisans sorunları, geciken transferler ve kadro planlamasına ilişkin belirsizlikler bir an önce geride bırakılmalı.
Kayserispor karşılaşmasının bütün olumsuzlukları arasında geleceğe dair umut veren en önemli gelişme ise altyapıdan yetişen genç futbolcularımızdı.
Anıl, Soran, Boran, Mehmet ve Engin…
Beş genç oyuncumuz, Vanspor formasının sorumluluğunu sahada taşıdı.
Tabela 2-0 mağlubiyeti gösteriyor olabilir.
Ancak uzun vadeli bakıldığında bu karşılaşmanın Vanspor adına önemli kazanımlarından biri, Van’ın kendi çocuklarının böylesine zorlu bir maçta sahne almasıdır.
Bu gençlere sahip çıkmak hepimizin sorumluluğudur.
Ancak gençlere sahip çıkmak, bütün yükü onların omuzlarına bırakmak anlamına gelmemeli.
Genç oyuncuların gelişebilmesi için çevrelerinde tecrübeli, kaliteli, sorumluluk alabilen ve gerektiğinde oyunun yükünü taşıyabilecek futbolcuların bulunması gerekiyor.
Vanspor’un geleceği yalnızca gençlerde değil, gençlik ile tecrübenin doğru şekilde harmanlanmasında olacaktır.
Bir mağlubiyetle lig kaybedilmez. Ancak bir mağlubiyetten gerekli dersler çıkarılmazsa, asıl tehlike o zaman başlar.
Kayserispor karşısındaki 90 dakika, Vanspor açısından bir son değil, ciddi bir erken uyarıdır.
Bu uyarının gereğini yerine getirmek; yönetimden teknik heyete, futbolculardan taraftara kadar herkesin ortak sorumluluğudur.
Yönetim, eksik kalan transfer ve lisans süreçlerini hızla tamamlamalı.
Teknik heyet mevcut kadronun en yüksek verimini almalı.
Futbolcular sahadaki mücadele gücünü artırmalı.
Taraftar ise bu zorlu süreçte takımın yanında olmaya devam etmeli.
Önümüzdeki haftalarda Vanspor’dan daha dirençli bir orta saha, daha organize bir savunma ve hücumda daha üretken bir takım görmek istiyoruz.
Fakat bütün bunların gerçekleşebilmesi için önce sorunları doğru teşhis etmek gerekiyor.
Mazeretlerin arkasına sığınmadan çözüm üretme zamanı geldi.
Kayserispor karşısındaki yenilgi bize bazı gerçekleri gösterdi:
Kadro derinliği şart.
Transfer planlaması zamanında yapılmalı.
Lisans süreçleri sezon başına bırakılmamalı.
Yönetim ile teknik heyet arasında güçlü bir sportif koordinasyon kurulmalı.
Bunlar yapılırsa sezonun ilk maçındaki 2-0’lık yenilgi, ilerleyen haftalar için değerli bir ders haline gelebilir.
Aksi durumda ise bugün gördüğümüz sorunların ilerleyen haftalarda daha ağır sonuçlar doğurma ihtimali göz ardı edilmemeli.
Görünen köy kılavuz istemez.
Kayserispor maçı bize eksiklerimizi açıkça gösterdi.
Şimdi önemli olan, bu eksikleri görmek değil; gereğini yapmaktır.
Bu uyarıyı doğru okur, eksiklerimizi zamanında giderir ve gerekli adımları atarsak Vanspor için hâlâ uzun, mücadele dolu ve umut verici bir sezon mümkün.
Çünkü sezon daha yeni başladı.
Ve Vanspor’un kaybedecek tek bir dakikası bile yok!
Yönetimin, teknik heyetin, futbolcuların ve camianın önünde uzun bir lig maratonu var. Bugün yapılması gereken; ne gereksiz bir karamsarlığa kapılmak ne de sorunları görmezden gelerek pembe bir tablo çizmek.
Gerçeklerle yüzleşip, doğru adımları atmak.
Çünkü bu takımın potansiyeli var.
Bu camianın inancı var.
Ve bu şehrin Vanspor’dan beklentisi var.
Şimdi, Kayserispor yenilgisini bir başlangıç dersine dönüştürmekte.
Bir maç kaybedildi, sezon değil.
Yeter ki hatalardan ders çıkaralım, eksiklerimizi giderelim ve Vanspor’un gerçek gücünü sahaya yansıtacak adımları gecikmeden atalım.
Bu duygu ve düşüncelerle temsilcimiz Vanspor’a, zorlu lig maratonunda başarılar diliyor; kırmızı-siyahlı ekibimizin bundan sonraki haftalarda çok daha güçlü, mücadeleci ve umut veren bir görüntü ortaya koymasını temenni ediyorum.
Kalın sağlıcakla…
Rıdvan CAN
Star Van Haber – Spor’un Sesi
MANŞET
16 Eylül 2026MANŞET
16 Eylül 2026GÜNDEM
16 Eylül 2026SPOR
16 Eylül 2026SPOR
16 Eylül 2026SPOR
16 Eylül 2026GÜNDEM
16 Eylül 2026
1
Vanspor İçin Sadece Skor Değil, Oyun Da Düşündürücü
306 kez okundu
2
Gölge Değil, Tanıklık Eden Bir Çınar: Vansesi Gazetesi’nin 89 Yılı
266 kez okundu
3
VANSPOR’DA SESSİZLİK DEVRİ BİTMELİ: BELİRSİZLİK Mİ, UMUT MU?
219 kez okundu
4
Bir Puanın Sevinci mi, İki Puanın Hüsranı mı? Öne Geçmek Yetmiyor: Vanspor Maçı Bitirmeyi Öğrenmeli
213 kez okundu
5
50 Yıllık Vefa: Doğduğu Şehre Dönen Bir Marka, Van’a Verilen En Güzel Söz
182 kez okundu
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.