
Okyanustan Çıktık, Küçük Çayda Boğulduk!
2-1'lik Sarıyer mağlubiyeti öyle sıradan bir mağlubiyet değildir; Kimse kusura bakmasın beyler, bizler doğruya doğru, yanlışa yanlış diyenlerdeniz. Nabza göre şerbet verenlerden değiliz. Geçen hafta Sakarya zaferini nasıl onurlandırdıysak, bugün ligin zayıf takımlarından ve üstelik maçı 9 kişi tamamlayan Sarıyer karşısında sergilenen utanç verici futbolu da alkışlayacak değiliz. Bu ağır mağlubiyet, sadece sonuç olarak değil, oyunun kalitesi ve disiplinsizliği açısından da sorgulanmalıdır. Sahada ne mücadele, ne taktik ne de takım ruhu vardı; bu tablo, Vanspor camiasının kabullenemeyeceği bir tabloyu ortaya koyuyor. Elbette her takımın inişleri çıkışları olabilir, ancak sahada gösterilen bu sorumsuzluk ve ciddiyetsizlik, hiçbir başarıyı telafi edemez. Van’ın kırmızı-siyah renkleri, saha içi özveri ve disiplinle değer kazanır; maalesef bugün bunun tam tersini gördük.

Sakarya zaferiyle doğan güneş, Sarıyer çayında boğuldu
Yazımıza Gelelim;
Ne demiştik;
Sarıyer deplasmanı öncesi köşe yazımda özellikle vurgulamıştım: “Okyanustan çıktık, çayda boğulmayalım.” Ne yazık ki, korkulan senaryo birebir yaşandı. Okyanusu geçtik, ama küçük bir çayda boğulduk. Sakaryaspor galibiyetinin ardından tavan yapan umutlar, 9 kişi kalan Sarıyer karşısında yerle bir oldu.
Sakarya zaferinden sonra herkesin dilinde aynı söz vardı: “Bu maçı da alırız, seriyi yakalarız,düşüncesi hakimdi.” Ama futbol, ciddiyetsizliği affetmeyen bir oyundur. Ciddiyeti elden bıraktığın anda, en zayıf rakip bile seni rezil etmeye yeter. Ve öyle de oldu…
Sakarya gibi güçlü bir takımı deviren Vanspor, İstanbul’da ligde kalma savaşı veren Sarıyer’e 2-1 mağlup oldu. Bu sonucu tarif etmek kolay değil… Belki rezalet, belki ibretlik, belki de düpedüz fiyasko! Ama kesin olan bir şey var: Bu yenilgi sadece bir skor değil, ciddiyetini kaybetmiş bir takımın aynasıdır.
Sakarya Maçıyla Göklere, Sarıyer Maçıyla Yerlere
Lig’in en formda ekiplerinden Sakaryaspor karşısında savaşan, mücadele eden ve karakter koyan bir Vanspor vardı. Her topa basan, her pozisyonda dişini gösteren bir takım… Ancak Sarıyer karşısında aynı forma, aynı oyuncular, sanki başka bir ruhla sahaya çıktı. Ne hırs kaldı, ne istek, ne disiplin… Sakarya maçındaki o savaşçı takım, bu kez gölgesini bile gösteremedi.
Sakarya’yı Yenen Ruh, Sarıyer’e Uğramadı
Bir hafta önce alkış toplayan o mücadeleci ruh, Sarıyer deplasmanına uğramadı. 9 kişi kalan, ligde galibiyet özlemi çeken Sarıyer karşısında dağınık, isteksiz, umursamaz bir Vanspor vardı. Sarıyer bu sezon evinde hiç kazanamamıştı; ama Vanspor sayesinde adeta yeniden doğdu! Bu tablo, Sarıyer’in kahramanlığını değil, Vanspor’un teslimiyetini anlatıyor. Futbolu hafife alan bir takım, rakibini değil, kendini yener. Vanspor da bunu yaptı: Kendi disiplinsizliğiyle, kendi ilgisizliğiyle, kendi ayağına kurşun sıktı.
Motivasyon Kaybı mı, Yoksa Ciddiyetsizlik mi?
Futbol, rakibe göre değil prensiplere göre oynanır. Sakarya gibi güçlü bir takıma karşı herkes konsantre olur, herkes savaşır. Ama mesele Sarıyer olunca “nasıl olsa kazanırız” havasına girildiyse, sonuç tam da budur! Bu kadar ruhsuz, bu kadar dağınık bir oyun; hedefi olan bir takımın lüksü değildir. Bir hafta yıldız gibi parlayıp ertesi hafta sönüyorsan, ortada ciddi bir problem var demektir. Motivasyon mu eksik, yoksa ciddiyet mi kayboldu? Bu sorunun cevabı hem teknik heyette hem de futbolcularda aranmalı.
Camianın Umudu, Gerçeklerle Çarpıştı
Sakarya galibiyetiyle yeniden umutlanan Vanspor camiası, “Bu yıl farklı olacak” demeye başlamıştı. Ancak 9 kişi kalan Sarıyer karşısında izlediğimiz tablo, o umudu söndürdü.
Gerçek Rakip: Kendi İstikrarsızlığın
Vanspor’un gerçek rakibi Sarıyer, Sakaryaspor ya da ligdeki başka bir takım değil. Vanspor’un en büyük rakibi, kendi istikrarsızlığıdır. Oyun anlayışında istikrar yok, ruh halinde süreklilik yok, hedef bilincinde kararlılık yok. Bu gidişle, ne Süper Lig hayali ne play-off hedefi gerçekçi olur.
Dip Not: Ders Alınmalı
Bu yazı, bir mağlubiyetin öfkesiyle değil, sorumluluk bilinciyle kaleme alındı. Futbol sadece sahada oynanmaz; ciddi bir disiplin ve istikrar gerektirir. Vanspor camiası, bu deneyimden çıkaracağı derslerle yeniden ayağa kalkabilir — yeter ki ruhunu, mücadele azmini ve takım disiplini kaybetmesin. Unutulmamalıdır ki, bir takımın asıl sınavı sahada değil, kendiyle verdiği mücadelede başlar. Ve hatırlayın: Yenilgi bir son değil, daha güçlü dönmek için bir başlangıçtır.
Kalın sağlıcakla
Star Van Haber – Rıdvan Can


